Birbirimize Söyleyemediklerimiz Onca Şey
Yazar: Marc Levy
Kitap Özeti:
Birbirimize Soyleyemedigimiz Onca Şey, başlığın kendisinde taşıdığı çıplak ifadeyle okura sesleniyor: söylenememiş sözlerin ağırlığı, paylaşılamamış duyguların yarattığı mesafe. Mevcut künye bilgilerine göre yazar, yayınevi ve detaylı içerik bilgisi paylaşılmadığından, değerlendirme yalnızca başlığın ve bilinen çerçevenin sunduğu ipuçlarıyla sınırlı kalacaktır.
Başlığın dil yapısı, konuşma diline yakın bir samimiyet taşıyor. "Birbirimize" ifadesi tekil bir anlatıdan çok ikili ya da çoklu bir ilişki ağına işaret ediyor; "soyleyemedigimiz" ise kırılganlığı, engeli ya da zamanı, "onca sey" ise birikmişliği ve çokluğu çağrıştırıyor. Bu üç öğe bir araya geldiğinde, kitap muhtemelen ilişkilerdeki suskunlukları, pasif kalmış itirafları ve sözcüklere dökülememiş hakikatleri ele alan bir yapıt olarak konumlanıyor.
İçerik bilgisi sınırlıysa yazarın anlatım biçimi hakkında kesin bir şey söylemek mümkün değildir. Ancak başlığın taşıdığı yalın ve doğrudan ton, yazarın sade bir dil tutumu benimsediğini, süslemeden kaçınarak duygusal bir doğrudanlığa yöneldiğini düşündürebilir. Düzyazıda gündelik konuşma diline yakınlaşan bir anlatım, okura tanıdık gelen ama derinlerde bir yerde hissettirmeyi amaçlayan bir metin vaat edebilir.
Bilinen çerçevesiyle kitap, kurgu dışı bir anlatı ya da deneme türünde olabileceği gibi, kısa öykü ya da novella formunda bir kurgusal yapıt olarak da karşımıza çıkabilir. Başlığın soyut ve düşünsel yapısı, yazarın nesnel bir konu işlemek yerine içsel bir sorgulamaya yöneldiğini gösteriyor. Ancak seri bilgisi ve tür bilgisi paylaşılmadığından, yapının nasıl kurgulandığına dair somut bir değerlendirme yapılamamaktadır.
"Birbirimize Soyleyemedigimiz Onca Şey" başlığı, kitapla eline alan okura tanıdık bir duygusal alan açıyor: söyleyemediklerimizin, söyleyince de anlaşılamayacak olanların, ya da belki söylememeye mecbur kaldığımız şeylerin çevresinde dönen bir okuma vaadi. Başlık, okura kendi biriktirdiği söylenmemiş sözlerle yüzleşme fırsatı sunuyor. Bu anlamda kitap, yalnızca anlatılan bir hikâye değil, okuru kendi iç dünyasına doğru bir yolculuğa davet eden bir metin olarak konumlanabilir.
Mevcut künye bilgilerine göre kitabın tam bir değerlendirmesini sunmak sınırlı kalacaktır. Başlığın taşıdığı duygusal çıpa güçlüdür; söylenememiş sözlerin ağırlığı, hemen her okurun kendi deneyiminden bir şeyler bulabileceği ortak bir zemin yaratıyor. Ancak yazar kimliği, yayınevi bilgisi ve içerik detaylarının eksikliği, metnin dilinin, yapısının ve anlatısal derinliğinin ne boyutta olduğunu kestirmeyi güçleştiriyor. Okur, bu kitaba yönelirken başlığın vaat ettiği samimiyete ve soyut kavramsal alana hazırlıklı olmalıdır; gerçek bir değerlendirme, kitabın fiziksel incelenmesi ve içeriğin tam olarak görülmesinin ardından mümkün olabilecektir.
Başlığın dil yapısı, konuşma diline yakın bir samimiyet taşıyor. "Birbirimize" ifadesi tekil bir anlatıdan çok ikili ya da çoklu bir ilişki ağına işaret ediyor; "soyleyemedigimiz" ise kırılganlığı, engeli ya da zamanı, "onca sey" ise birikmişliği ve çokluğu çağrıştırıyor. Bu üç öğe bir araya geldiğinde, kitap muhtemelen ilişkilerdeki suskunlukları, pasif kalmış itirafları ve sözcüklere dökülememiş hakikatleri ele alan bir yapıt olarak konumlanıyor.
Yazarın Anlatımı
İçerik bilgisi sınırlıysa yazarın anlatım biçimi hakkında kesin bir şey söylemek mümkün değildir. Ancak başlığın taşıdığı yalın ve doğrudan ton, yazarın sade bir dil tutumu benimsediğini, süslemeden kaçınarak duygusal bir doğrudanlığa yöneldiğini düşündürebilir. Düzyazıda gündelik konuşma diline yakınlaşan bir anlatım, okura tanıdık gelen ama derinlerde bir yerde hissettirmeyi amaçlayan bir metin vaat edebilir.
Kitabın Türü ve Yapısı
Bilinen çerçevesiyle kitap, kurgu dışı bir anlatı ya da deneme türünde olabileceği gibi, kısa öykü ya da novella formunda bir kurgusal yapıt olarak da karşımıza çıkabilir. Başlığın soyut ve düşünsel yapısı, yazarın nesnel bir konu işlemek yerine içsel bir sorgulamaya yöneldiğini gösteriyor. Ancak seri bilgisi ve tür bilgisi paylaşılmadığından, yapının nasıl kurgulandığına dair somut bir değerlendirme yapılamamaktadır.
Okura Sunduğu Deneyim
"Birbirimize Soyleyemedigimiz Onca Şey" başlığı, kitapla eline alan okura tanıdık bir duygusal alan açıyor: söyleyemediklerimizin, söyleyince de anlaşılamayacak olanların, ya da belki söylememeye mecbur kaldığımız şeylerin çevresinde dönen bir okuma vaadi. Başlık, okura kendi biriktirdiği söylenmemiş sözlerle yüzleşme fırsatı sunuyor. Bu anlamda kitap, yalnızca anlatılan bir hikâye değil, okuru kendi iç dünyasına doğru bir yolculuğa davet eden bir metin olarak konumlanabilir.
Genel Değerlendirme
Mevcut künye bilgilerine göre kitabın tam bir değerlendirmesini sunmak sınırlı kalacaktır. Başlığın taşıdığı duygusal çıpa güçlüdür; söylenememiş sözlerin ağırlığı, hemen her okurun kendi deneyiminden bir şeyler bulabileceği ortak bir zemin yaratıyor. Ancak yazar kimliği, yayınevi bilgisi ve içerik detaylarının eksikliği, metnin dilinin, yapısının ve anlatısal derinliğinin ne boyutta olduğunu kestirmeyi güçleştiriyor. Okur, bu kitaba yönelirken başlığın vaat ettiği samimiyete ve soyut kavramsal alana hazırlıklı olmalıdır; gerçek bir değerlendirme, kitabın fiziksel incelenmesi ve içeriğin tam olarak görülmesinin ardından mümkün olabilecektir.
Kitap Detayları:
-
Kitap adı
Birbirimize Söyleyemediklerimiz Onca Şey -
Kitap yazarı
Marc Levy -
ISBN
9789750726637 -
Yayıncı
Can Yayınları -
Yayın tarihi
2010 -
Sayfa sayısı
304 Sayfa -
Okuma süresi
152 Dakika